Medyum Ledun Hoca Denizli

Esma ‘ül Hüsna Anlamları ve zikir Sayıları

Allah – 66   O’nun zati ve özel ismidir. Her şeyin gerçek mabudu anlamındadır. Diğer isimleri, fiilleri, sıfatları ve tecellileri kendinde barındırır.

Er Rahman – 298   Yarattığı bütün canlılara nimetler veren, bütün mahlukatı rızıklandıran ve bunları Müslüman olsun kafir olsun hiçbir mahlukatından esirgemeyen demektir.

Er Rahim – 258 Kıyamet günü sadece Müslümanlara nimetler verecek sadece, onların günahlarını affedecek ve merhamet edecek demektir.

El Melik – 90 Mülkün, her şeyin mutlak hakimi, bütün kainatın hükümdarı, gerçek sahibi ve sahip olduğu her şeyin üzerinde tüm tasarrufa sahip olan demektir.

Es Selam – 131 Kullarını her türlü tehlikelerden, korkulardan kurtaran, selamete, emniyete çıkaran ve kendisi her çeşit afetlerden, kederlerden ve bu tür beşeri olaylardan münezzeh olan demektir.

El Mü’min – 137 Kalplerde iman nurunu yakan, onlardaki şüphe ve tereddütleri yok eden, kullarına iman veren, tüm korkularından emniyete kavuşturan demektir.

El Muheymin – 145  Bütün yarattıklarını ilim ve kontrolü altında tutan, gören, gözetip koruyan, itaatkar kullarının sevaplarını eksiltmeden, mükafatlarını daima veren demektir.

El Aziz – 94  Sonsuz izzet sahibi, mağlup edilmesi imkansız , her şeye galip, en yüce ve en üstün olan demektir.

El Cebbar – 206  Azamet ve kudret sahibi, istediğini yapmaya muktedir olan, ulaşılmaz, azametli, kullarının eksikliklerini tamamlayan, ihtiyaçlarını karşılayan, işlerini düzelten ve bunları yapmakta çok güçlü olan demektir.

El Mütekebbir – 662 Sonsuz büyüklük azamet sahibi, her şeyde büyüklüğünü gösteren ve yarattıklarıyla bunu ortaya koyan demektir.

El Halik – 731 Yaratan, yoktan var eden, buna her an devam eden ve yaratmada eşi olmayan demektir.

El Bari – 214  Her şeyi kusursuz ve bir örneğe ihtiyaç duymadan birbirine uygun yaratan demektir.

El Musavvir – 336  Şekil veren, tasvir eden, her şeye kendine has özellikler ve en güzel şekiller veren demektir.

El Gaffar – 1281  Kullarını affeden, mağfireti çok, kullarının günahlarını örten ve bağışlayan demektir.

El Kahhar – 306 Her şeye galip gelen, bütün düşmanlarını ve isyankarları kahredebilecek, herkese ve her şeye her istediğini yapacak güçte olan demektir.

El Vehhab – 14  Her türlü nimetleri karşılıksız veren, çok fazla ihsan eden ve çok bağışlayan demektir

Er Rezzak – 308  Yarattıklarının rızkını yaratan, tekrar tekrar karşılıksız veren ve ihtiyaçlarını karşılayan demektir.

El Fettah – 489  Kullarının her türlü maddi ve manevi sorunlardan kurtarmak için kapıları hikmetle açan demektir.

El Alim – 150 Gizli, açık her şeyi çok iyi ve hakkıyla bilen, ilmi ezeli ve ebedi olan demektir.

El Kabid – 903 Ruhları kabzeden, İstediğinin maddi ve manevi rızkını daraltan, dilediğine maddi ve manevi darlık veren demektir.

El Basıt – 72  İstediğinin maddi ve manevi rızkını açan, genişleten, ferahlık veren demektir.

El Hafid – 1481  Aşağıya indiren, alçaltan, değerlerini, derecelerini azaltan, zillete düşüren demektir.

Er Rafi – 351 Yukarı kaldıran, değerleri ve dereceleri yükselten, şeref veren demektir.

El Muiz – 117  İzzet veren, yükselten, şereflendiren, aziz kılan demektir

El Muzil – 770  Alçaltan, zillete düşüren, zillet veren, hor ve hakir eden, adileştiren demektir.

Es Semi’u – 180 İşitici, gizli açık her şeyi işiten, kullarının tüm dualarını duyan demektir.

El Basir – 302  Gören, gizli, açık her şeyi bütün incelikleriyle gören demektir

El Hakem – 68 Hükmedici, hüküm veren, hakkı yerine getiren, haklıyla haksızı kesin sınırlarla ayıran, bilgisi ve adaletiyle nihai hüküm veren demektir.

El Adl – 104  Çok adaletli, herkese tam hakkını veren ve hak ile hükmeden demektir

El Latif – 129 Lütfeden, kerem sahibi olan herkese her istediğini bol bol veren ve bunları karşılıksız yapan demektir.

El Habir – 812 Gizli açık her şeyi bilen ve her şeyden haberdar olan demek.

El Halim – 88 Cezada aceleci olmayan, tövbe etmeleri için zaman tanıyan, kullarına karşı yumuşaklıkla muamele eden, hilim sahibi olan demektir.

El Azim – 1020  Sonsuz büyük, yüce, çok ileri, büyüklükte benzeri olmayan demektir.

El Gafur – 1286 Kullarının günahlarını çok bağışlayan, örten, perdeleyen affı, mağfireti çok demektir.

Eş Şekur – 526 Kullarının şükürlerini kabul eden, az amele çok sevap veren demektir.

El Aliyyu – 110 Yücelikte sonsuz, her şeyden üstün, her şeyiyle yüce olan demektir.

El Kebir – 232 Mutlak büyük, büyüklüğüne eş olmayan, kemalinin ve büyüklüğünün sınırı olmayan demektir.

El Hafiz – 998  Her şeyi koruyan, gözeten, muhafaza eden, denetleyen ve belalardan koruyan demektir.

El Mukit – 550  Bütün canlıların gerekli gıdasını, rızkını ve gereken tüm ihtiyaçlarını gerektiği kadar veren, muhafaza eden ve hiçbir ameli zayi etmeyen demektir.

El Hasib – 80  Kullarının hesabını görecek olan, onların hayatları boyunca yaptıklarını teferruatlarıyla bilen ve hesap görmek için yeterli olan demektir.

El Celil – 73 Ululuk, celalet ve büyüklük sahibi olan demektir.

El Kerim – 270  Çok latif, iyilik, cömert ve ihsan sahibi ve bunları karşılıksız yapan demektir.

Er Rakib – 312  Yarattıklarını her an takip eden gözeten ve onları kendi başlarına bırakmayan demektir.

El Mucib – 55  Kullarının kendisine yaptığı bütün dua ve niyazlara karşılık veren demektir.

El Vasiu – 137  İlmi, rahmeti, lütfu, kudreti, af ve mağfireti sonsuz, tükenmeyen, geniş ve rahmeti her şeyi kuşatmış demektir.

El Hakim – 78 Bütün işlerinde hikmetli, mevcudatın hakikatına vakıf olan, hüküm sahibi, iş ve emirleri hikmetli ve yanlışsız olan demektir.

El Vedud – 20 Çok şefkatli, kendisine yönelen kullarını seven dostluğa ve sevilmeye tek layık olan demektir.

El Mecid – 57  Şanı büyük, şerefli, yüksek, hakimiyeti ikramı sonsuz ve her şeye galip olan demektir.

El Bais – 573 Öldükten sonra dirilten ve insanlığa hidayet için Peygamberler gönderen demektir.

Eş Şehid – 319 Her yerde, her zaman hazır olan, her şeyi gören, ondan hiçbir şey saklı olmayan ve hiçbir şeyi unutmayan, ilminden asla bir şey kaybolmayan, bütün şeyler ilminde hazır olan demektir.

El Hak – 108  Hakkı ve hakikati otaya koyan onun varlığını koruyan, varlığı hiç değişmeyen, hiç yok olmayan, ibadete layık olan ve gerçek olan demektir.

El Vekil – 66 Kendine tevekkül eden kullarının işlerini gören, onlara yardımcı olan ve her isteklerine vekalet eden demektir.

El Kavi – 116 Gücü ve kuvveti sonsuz, her şeye gücü yeten, kudretli ve güçlü demektir

El Metin – 500 Çok sağlam, güçlü, kuvvetli, sarsılmaz ve kendisine güvenilen demektir.

El Veli – 46 Müminlerin, sevdiği kullarının dostu olan demektir.

El Hamid – 62 Çok övülen, çok şükredilen her varlığın kendi diliyle şükür ettiği, şükür ve hamde tek layık olan demektir.

El Muhsi – 148 Sayan, yarattıklarının sayısını tek tek ve her yönüyle bilen demektir.

El Mubdi – 57  Yarattıklarını ilk olarak maddesiz ve örneksiz olarak yaratan demektir.

El Muid – 124 Yarattıklarını öldürdükten yok ettikten sonra tekrar dirilten demektir.

El Muhyi – 68  Hayat verici, ilk yaradılışta, öldükten sonra yine diriltmede ve bütün aşamalarda hayat, sağlık ve yaşamak için gereken her şeyi veren demektir.

El Mumit – 490 Yarattığı bütün canlıların ölümünü yaratan demektir.

El Hay – 18 Ezeli ve ebedi olarak diri, canlı olan, zati hayat olarak tek, her şeyi bilen ve her şeye gücü yeten demektir.

El Kayyum – 156  Gökleri, yeri ve her şeyi ayakta tutan, başlangıç, son gibi oluşlardan münezzeh, daima var olan demektir.

El Vacid – 14 Vücuda getiren, zengin ve daima mevcut olan demektir.

El Macid – 48  Azametli ve şerefli, rahmeti, ihsanı ve keremi bol, lütuf ve cömertliği seven, şanı yüce, ulu demektir.

El Vahid – 19 Tek, eşsiz, zatında, sıfatında ve fiiliyatında eşi benzeri ve ortağı olmayan demektir.

Es Samed – 134  Herkesin kendisine muhtaç olduğu, kendisinin kimseye ihtiyacı olmayan, noksanlardan münezzeh demektir.

El Kadir – 305  İstediğine istediğini yapamaya gücü yeten, mutlak kudret sahibi demektir.

El Muktedir – 744  Gücü her şeye yeten, yarattıkları üzerinde istediğini yapmaya gücü yeten demektir.

El Mukaddim – 184  İstediğini maddi ve manevi alanda öne alan, şerefini arttıran demektir.

El Muahhir – 847  İstediğini maddi ve manevi alanda arkada bırakan, cezaya müstehak olanların cezalarını da erteleyen demektir.

El Evvel – 37 Varlığının evveli, başlangıcı olmayan, her şeyden önce olan demektir.

El Ahir – 801 Varlığının sonu olmayan, her şey yok olduktan sonrada varlığı devam edecek, ebedi olan demektir.

Ez Zahir – 1106 Görünen, varlığı bütün yarattıklarından anlaşılan, varlığından şüphe duyulmayan demektir.

El Muteali – 551 Çok yüce, çok üstün olan, üstünlüğü bildiğimiz hiçbir şeyle ölçülemeyecek olan demektir.

El Batın – 62  Gizli, varlığı her şeyden gizli olan ama gizli olan her şeyi bilen buna rağmen varlığı kesinlikle yarattıklarıyla bilinen demektir.

El Vali – 47 Yarattıklarının her işini yürüten, kainattaki her şeye sahip, malik ve tasarruf hakkı kendisine ait olan, her şeyi idare eden demektir.

El Berr – 202  Kullarına karşı çok şefkatli, lütfu, ihsanı, keremi, iyiliği ve bahşetmesi bol olan, kullarının kolaylığını ve rahatlığını isteyen demektir.

Et Tevvab – 409  Tövbeleri kabul eden ve günahları bağışlayan demektir.

El Muntekim – 630 Kullarının suçlarının karşılığını adaletiyle cezalandıracak, müstehak olduklarının karşılıklarını verecek olan, haksızlıklara uğramışların intikamlarını alacak olan demektir

El Afuvv – 156  Çok bağışlayan, affı bol, kullarını her zaman affeden ve affedecek olan demektir.

Er Rauf – 287 Kullarına çok şefkat, merhamet eden, onlara acıyan, onları esirgeyen ve lütufkar demektir.

Malikül Mülk – 212 Mülkün gerçek, ebedi sahibi ve onun üzerinde tasarrufa sahip tek olan demektir.

Zul – Celali Vel İkram – 1100  Büyüklük, celal, azamet, şeref aynı zamanda lütuf ve kerem sahibi demektir.

El Muksit – 209 Adaletle hükmeden ve yaptıklarında her zaman bir uygunluk bir uyum bulunan, hakkı sahibine daima veren demektir.

El Cami – 114  İstediğini istediği zaman istediği yerde toplayan, bir araya getiren demektir.

El Gani – 1060  Çok zengin, gerçek zenginliğin sahibi, başkasına ve hiçbir şeye ihtiyacı olmayan ama her şey ve herkes ona muhtaç olan demektir.

El Muğni – 1100  İstediğini zengin eden, kullarının tüm ihtiyaçlarını gideren demektir.

El Mani’ – 161 Olmasını istemediği şeyleri engelleyen demektir.

Ed Darr – 1001  Elem ve zarar verici şeyleri yaratan hikmet gereği dilediğine bela ve zarar veren demektir.

En Nafi’ – 201  Fayda ve yarar sağlayan şeyleri yaratan demektir.

En Nur – 256  Nuru ışığı yaratan, istediği gönülleri iman nuruyla nurlandıran, alemleri aydınlatan demektir.

El Hadi – 20  Hidayet yolunu, doğru yolu gösteren hidayete erdiren demektir.

El Bedi’ – 86 Örneği ve benzeri olmayan, emsalsiz şeyler yaratan demektir.

El Baki – 113 Varlığının sonu olmayan, ebedi olan demektir

El Varis – 707  Bütün mülklerin, servetlerin gerçek sahibi, herkes öldüktan sonra her şey onun olacak demektir.

Er Reşid – 514 Doğru ve hayırlı yolu gösteren, bütün işleri bir hikmete ve sebebe göre sonuçlandıran demektir.

Es Sabur – 298  Çok sabırlı kullarını hemen cezalandırmayan onların tövbe etmelerinin bekleyen demektir.

x

Check Also

Nasih ilmi nedir?

Nesh: Lügat manası: İzale, bertaraf, ibtal ve yok etme; izale edilen şeyin yerine başka birinin ...